Pipo İçerken Okunacak Kitaplar

Advertisment

Merhaba,

Pipo içmek belki de en büyük keyfi dikkati yoğunlaştıracağımız ancak fiziksel olarak çok hareket getirmeyen ve dinlenme içeren anlarda getiriyor. Kitap ve pipo klişesi, boşuna bu kadar popüler değil. Biz de sizlere 2015 yılında pipo içerken okunabilecek, düşünce tetikleyen, sorgulatan, hissettiren kitaplara ilişkin bir derleme sunmak istedik.

İyi içimler & okumalar,

 

  1. Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1984) – George Orwell

“Sorun, dünyadaki gerçek zenginliği artırmaksızın, endüstri çarkını döndürmektir. Üretim sürdürümeli, ama üretilenler insanlara dağıtılmamalıydı. Uygulamada bunun için tek çözüm yolu, sürekli savaş durumunda olmaktı.”

  1. Sert: Sorgulayarak Mutlu Kalma Sanatı – Ozan Dağdeviren

“Herkesin düşündüğünü düşünen, herkesin yaptığını yapan ve herkesin gittiği yoldan giden bir kişi, ‘herkes’ten daha mutlu olabilir mi?

Genel kanının aksine mutluluk, düşünmeden yaşamaktan değil düşünerek, sorgulayarak, merak edilerek harcanan bir yaşamdan geçer. Bu kitap, kişinin kendisine zor sorular sormak zorunda olduğu bu karmaşık yolculukta ışık tutacak bir rehber olmayı hedefler.”

Advertisment

Daha fazla bilgi için kitabın sitesi: www.sertamahassas.com

*Neden?

  1. Haw – Kemal Varol

“Belaydık. Bitirimdik. Tuttuğumuzu koparırdık. Bazen ödlek kedilerin peşine düşerdik. Nefes nefese kaçacak bir delik ararlardı. Bazen de sokak sokak gezer, “Ne geçiyon la burdan,” diye korkuturduk yabancıları. Betleri benizleri atardı. Onların deyişiyle, itin götüne girmiş gibi olurlardı. Sonuçta insanlarla aramızdaki mesafe açılır ve kimse bir şey vermezdi bize.”

  1. Dijital Çağa Nasıl Uyum Sağlarız? – Tom Chatfield

“Teknoloji ile iyi geçinebilir miyiz? Tom Chatfield “kablolu” varoluşumuzun zihinlerimizi olumlu ve olumsuz yönde nasıl değiştirdiğini inceliyor. Yeni ve pratik bir yaklaşımla, dijital çağa insanlığımızı kaybetmeden uyum sağlamayı nasıl başaracağımızı öğretiyor.”

  1. Deliduman – Emrah Serbes  

“On yedi yaşındaki Çağlar İyice konuşuyor. Kız kardeşi Çiğdem’i, onu meşhur etme ümitlerini, belediye başkanı dayısını, yakın arkadaşı Mikrop Cengiz’i, taşra muhabbetlerini, depresyonun eşiğindeki annesini, eski sevgilisini, hiç unutamadığı dedesini, hatırlarken kahrettiği babasını anlatıyor. Deliduman, dermansız ve güdük bir ilçeden haykırmaya başlıyor, İstanbul’a uzanıyor. Çocukluğumuzun, hatıralarımızın ve bütün sokaklarımızın üzerinden dangır dungur geçen imar ve para iştahına lanet!”

 

 

Advertisment
Yazıyı paylaşın!
Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.


+ bir = 3

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>